Harç Parası Nedir? Bir Genç Yetişkinin Hikayesi
Hayatımın En Zor Günlerinden Biri
Kayseri’nin dar sokaklarında, her köşe başında başka bir hatıra bırakmış bir gencim. 25 yaşında, bir yandan üniversiteye devam ederken, bir yandan da hayatın bana sunduğu zorluklarla mücadele etmeye çalışan bir genç yetişkinim. Hayat, beni tam da istediğim gibi şekillendiriyor gibi görünse de, içimdeki duygular çoğu zaman karmaşık ve anlaşılmaz.
Bir gün, ne yazık ki bir harç parası gündemiyle, aslında yalnızca maddi değil, duygusal bir boğulma yaşadım. O zamanlar üniversiteyi yeni kazandığımda, her şey çok parlak ve umutluydu. Kayseri’deki okuluma başlamak, yeni arkadaşlar edinmek, belki de bir gün büyük bir başarı elde etmek. Ama hayat, çoğu zaman sadece planladıklarımızdan ibaret olmuyor.
Harç parası, üniversiteyi bitirebilmek için gerekli olan paraydı; bana göre ise bir yolculuğun en büyük engellerinden biriydi. Çünkü işin içinde sadece para yoktu, duygular vardı. O parayı bulmak, kaybetmek, kazanmak… Hepsi birbiriyle savaşıyordu.
Hayal Kırıklığı ve Endişe
Bir sabah, okulun harç parasını ödemek için bankaya gitmek üzere evden çıkarken, elimde birkaç kuruşum vardı. Sadece birkaç gün önce, babam bana, “Harç paranı yatırmak için biraz para bulursun,” demişti. Bunu dediğinde, büyük bir ihtimalle “bulurum” ifadesinin bir tür teselli olduğunu anlamıştım. O günlerde, evdeki koşulları biliyor ve babama yük olmamak için harç parasını kendi başıma halletmeye karar vermiştim.
Gün boyunca banka gişesinde beklerken kalbimde bir baskı hissettim. Yanımda çok sayıda öğrencinin olduğunu fark ettim. Onların gözlerindeki o rahatlık, o belki de parayı ödemiş olmanın getirdiği bir özgürlük… Benim ise içimde derin bir boşluk vardı. Çünkü o parayı ödeyebilmek için ne kadar çok çaba harcamıştım. Ancak, gişedeki görevli o cümleyi kurduğunda dünyam yıkıldı: “Harç parası ödemesi yapılmadı. Geriye dönüp, yeni bir ödeme yapmanız gerekecek.” Bu cümleyi duyduğumda sanki her şey uçup gitti.
Endişe sarhoşu oldum. Ne yapacağımı, nasıl geçineceğimi bilemedim. Bir süre sessizce kalıp ne yapacağımı düşündüm. İçimde harç parasının ödenmemesi nedeniyle oluşan büyük bir hayal kırıklığı vardı.
Heyecan ve Umut
Günler geçti, bir şekilde kaybolmuş olan harç parasını bulmam gerekti. Bu kadar sıkıntıya rağmen, bir umut vardı içimde. Kayseri’nin insanları hep birbirine destek oluyordu. Gerçekten de, bazen insanlar içindeki o yardımlaşma duygusunu dışarı çıkarabiliyor. O yüzden yakın bir arkadaşımdan yardım istemeye karar verdim. Belki o, işin içine bir çözüm getirebilirdi.
Sonunda harç parasını ödeyebildim. Ama, parayı öderken içimde bir hafifleme vardı. O kadar zorlanmıştım ki, sonunda başarmış olmak beni o kadar mutlu etti ki. Ödemeyi yaparken, sanki bütün Kayseri’yi, tüm dünyayı sırf bu yüzden tek başıma taşıyor gibiydim. Gerçekten de bir insanın yaşadığı zorluklar, bazen sana bir anda dünya kadar güç verebiliyor.
Ve o an, ne kadar hayal kırıklığı yaşasam da, sonunda harç parasını ödedikten sonra bir umut ışığı doğdu. O anı düşündükçe, yaşadığım zorluklar birer öğretici anıya dönüştü.
Bir Genç Yetişkinin Yolculuğu
Harç parası dediğimiz şey, aslında sadece bir ödeme değil. O, bir dönüm noktası. Kendi hayatını kurabilmenin bedeli. Ama, içindeki duyguları anlamak, onlarla yüzleşmek, seni bambaşka bir insan yapıyor. O gün bankada yaşadığım o hayal kırıklığı, yıllar sonra bir başarı hissine dönüştü. Bu, sadece paranın ödenmesiyle değil, daha çok içsel bir yolculukla ilgiliydi.
İnsanların her zaman güvendiği bir şey var; o da umut. Harç parası, içimdeki çelişkilerle baş etmeyi öğrenmekti. O gün o parayı bulamamış olsaydım, belki de daha başka bir yola sapmış olurdum. Ama kazandım. Ve gerçekten de bu, sadece harç parasını ödemek değil, bir insan olarak daha da büyümek demekti. Hayatta ne olursa olsun, sonuca ulaşabilmek için hayal kırıklıklarını kabullenip, umudu kaybetmemek gerektiğini öğrendim.
İşte harç parası… O bir ödeme değil, bir hayat dersi.