İçeriğe geç

Kasıtlı ve istendik ne demek ?

Kasıtlı ve İstendik Ne Demek? Adaletli Bir Toplum İçin Niyetle Başlayan Yolculuk

İçten söyleyeyim: “Kasıtlı” ve “istendik” gibi terimler çoğu zaman akademik bir dilin soğuk duvarları arasında sıkışıp kalır. Oysa bu iki kavram, toplumsal adaletin, eşitliğin ve değişimin tam merkezinde durur. Çünkü değişim dediğimiz şey, tesadüfen değil, niyetle ve yön vererek olur. Soru şu: Biz bu dünyayı nasıl bir niyetle kuruyoruz? Ve daha önemlisi, kimler için kuruyoruz?

Kasıtlı ve İstendik: Kavramsal Temelden Toplumsal Pratiğe

Kasıtlı, bir eylemin bilinçli şekilde, sonucu öngörülerek ve isteyerek yapılmasıdır. Yani sadece yapmak değil, neden yaptığını da bilmek anlamına gelir. İstendik ise arzu edilen, hedeflenen, sonuçta ulaşılmak istenen durumu ifade eder. İkisi birlikte düşünüldüğünde ortaya çıkan tablo şudur: Kasıtlılık niyetin eyleme dönüşmesidir, istendiklik ise bu eylemin ulaşmayı amaçladığı hedeftir.

Bu iki kavramı yalnızca bireysel davranışlar bağlamında düşünmek, onları küçültmek olur. Çünkü toplumsal dönüşüm, tesadüfen değil, kasıtlı ve istendik kararlarla gerçekleşir.

Toplumsal Cinsiyet Perspektifi: Niyetin Cinsiyeti Var mı?

Toplumsal cinsiyet dinamikleri, kasıtlılık ve istendiklik meselesine bambaşka bir derinlik kazandırır. Tarih boyunca kadınlara biçilen roller çoğunlukla “tesadüfi” değil, “kasıtlı” olarak şekillendirilmiştir. Eğitimden uzak tutmak, ekonomik bağımsızlığını engellemek, temsil hakkını sınırlandırmak… Bunların hiçbiri kazara olmamıştır; aksine istendik bir toplumsal düzenin parçalarıdır.

Bugün bu düzeni tersine çevirmek istiyorsak, bu da yine kasıtlı ve istendik bir çaba gerektirir. Kadınların empati temelli yaklaşımı burada güçlü bir değişim aracı olur. Çünkü onlar çoğu zaman kararları yalnızca bireysel çıkarla değil, topluluğun bütününü düşünerek verirler. Bu yaklaşım, sosyal adaletin kalbinde yatan “birlikte iyileşme” fikrini güçlendirir.

Erkeklerin Rolü: Analitik Zekâ ile Dönüşüm Mümkün

Diğer yandan erkeklerin analitik ve çözüm odaklı bakış açısı da toplumsal dönüşümde önemli bir rol oynar. Sorunları sistematik biçimde çözmeye odaklanan bu yaklaşım, kasıtlı stratejiler oluşturmak için vazgeçilmezdir. Örneğin eşit temsil için kota uygulamaları ya da cinsiyet temsili politikaları, duygusal temelli değil, bilinçli ve planlı adımlar sayesinde hayata geçebilir.

Ancak burada önemli bir denge vardır: Analitik planlama, empatik hedeflerle birleşmediği sürece soğuk bir sistem kurar. Empatiyle örülmemiş bir çözüm, adalet yerine yeni eşitsizlikler yaratabilir. Bu yüzden kadınların empatisi ile erkeklerin çözüm odaklılığı birleştiğinde, gerçek anlamda kasıtlı ve istendik bir toplumsal dönüşüm mümkün olur.

Kasıtlı Çeşitlilik: Temsili Tesadüfe Bırakmamak

Çeşitlilik konusu da bu iki kavramın en önemli sınav alanlarından biridir. Bir kurumda farklı etnik gruplar, cinsel yönelimler veya engelli bireyler temsil ediliyorsa, bu durumun tesadüfen değil, kasıtlı ve istendik bir politikanın sonucu olması gerekir. “Kapımız herkese açık” demek yeterli değildir; asıl mesele o kapının ardındaki ortamın herkes için adil ve güvenli olup olmamasıdır.

Dahası, çeşitlilik yalnızca sayısal bir mesele değildir. Eşitlik, temsilin ötesinde, karar alma süreçlerinde söz sahibi olmayla ilgilidir. Bu da tesadüfe bırakılamaz; bilinçli ve hedef odaklı politikalarla inşa edilir.

Sosyal Adalet: Niyetle Başlar, Hedefle Büyür

Sosyal adalet, kasıtlı bir vizyon olmadan gerçekleşemez. Örneğin yoksulluğu azaltmak, kadınların liderlik oranlarını artırmak, LGBTİ+ bireylerin haklarını korumak gibi hedefler “kendiliğinden” olmaz. Her biri, planlı politikalar, toplumsal farkındalık kampanyaları ve bilinçli tercihler gerektirir. Kasıtlılık burada eylemin yönünü belirlerken, istendiklik hedefin netliğini sağlar.

Provokatif bir soru: Bugün savunduğumuz eşitlik talepleri, gerçekten istendik bir vizyonun ürünü mü, yoksa sadece “mevcut durumu yumuşatma” çabası mı?

Okuyucuya Düşen: Kendi Niyetini Sorgulamak

Belki de bu yazının en önemli sonucu şu soruyu kendimize sormaktır: “Ben neyi kasıtlı olarak yapıyorum ve bu eylem hangi istendik hedefe hizmet ediyor?”

— Günlük hayatımda toplumsal cinsiyet eşitliği için bilinçli bir adım atıyor muyum?

— Çeşitliliği yalnızca bir değer olarak mı görüyorum, yoksa aktif olarak destekliyor muyum?

— Hangi hedeflerime yalnızca istemekle yetiniyor, hangileri için planlı eyleme geçiyorum?

Sonuç: Tesadüfe Bırakılan Dünya, Eşitsizliği Sürdürür

“Kasıtlı” ve “istendik” kelimeleri kulağa teknik gelebilir ama aslında geleceğin toplumsal mimarisini tarif eder. Eşitlik, çeşitlilik ve adalet; kendiliğinden değil, bilinçli bir niyet ve belirli bir hedefle gelir. Kadınların empatisi ve erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı bir araya geldiğinde, kasıtlı ve istendik bir dünyaya giden yolun taşları döşenir.

Şimdi sıra sende: Senin kasıtlı tercihlerinin ardında hangi istendik dünya var?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş